Balatayı Sıyıran Mimar

Haberler yasinoz
sponsorlu reklam

Balatayı Sıyıran Mimar

Arkitera Editörlerinden Sedat Bayrak Tarafından yazılmış ve Mimarlık dünyasını anlatan güzel bir yazı

“Ofisimizin hemen karşısındaki Diş Hekimi Nursen Esen’in ziline bastım, içeri girdim. Giriş holünde sekreteriyle konuşuyordu. Derhal konuya girdim.

“Şimdi benim bir ağzım var ve tedaviye başlayalım istiyorum. Baştan almam gereken ilaçlar varsa söyleyin, başlayayım. Röntgen-möntgen çekelim, tetkiklerimizi yapalım, önce bir teşhisi koyalım. Sonra da bana bir fiyat teklifi verin. Değerlendireyim, bakalım sizinle çalışacak mıyım?”

“Nereye varacak bu” der gibi bakıyordu. Şaşırmıştı.

“Bunda şaşıracak bir şey yok Nursen Hanım. Siz önçalışmanız ve teşhisinizle beraber teklifinizi gönderin, ben bir değerlendireyim. Şimdi şuraya mı oturuyorum, haydi başlayalım.”

Derin bir nefes alıp tam konuşmaya başlayacaktı ki lafını kestim. Sanıyorum bu tedavinin kendisini ne kadar heyecanlandıracağından bahsedecekti. Gördü büyük işi, sevindi tabii.

“Durun” dedim, ağzımı açtım. Biraz irkildi. “Ben aslında her şeyi düşündüm”.

“Arka dişlere daha silindirik tipli bir implant düşünüyorum. Titanyum olabilir mesela (elimdeki kağıda kötü bir diş eskizi yaptım), ön dişlerimde de daha dolgu tipi müdahaleler planlıyorum. Beyaz. İki normal, bir kanal. Ama üstad sizsiniz, yine de bir düşünün, çalışın. Yaratıcılığınızı görmek isterim.”

Ona, yaratıcılığını kullanabileceği güzel bir fırsat vermiştim. Telefonu kaldırdı, birilerine acilen yukarı gelmelerini söyledi. Hemen işe koyulmak için asistanlarını çağırmış olmalıydı.

Motivasyonunu daha da güçlendirmek ve teklifini biraz uygun vermesi için devam ettim.

“Benim çevrem çok geniştir. Hepsinin de ağızlarını görseniz, yangın yeri, tam bir bataklık. Size benden çok iş gelir. Bu işi bir yapın, bakın nasıl da işleriniz açılacak. Buradan yürürsünüz artık.”

Nursen artık yerinde duramıyordu. Yüzü de iyiden iyiye kızarmaya başladı. Bana çaktırmamaya çalışarak arkasındaki masadan cam vazoyu yakaladı.

Canım ya. Nursen adeta heyecandan kafayı yemişti. Galiba gizlice cam vazoyu yakalayıp içinden bana çiçek verecekti. İşverene sürpriz çiçek mi verilir yahu, ilahi. Biz mimarlar da arada heyecandan ne yapacağımızı şaşırırız. Demek onların ki de bizdeki gibi bir meslek aşkıydı.

——

Uzun bir sessizlik oldu. Kendime geldiğimde kulağımda derin bir çınlama vardı. Yukarıdan sesler geliyordu, kendimi apartmanın basamaklarından üçer üçer aşağıya koşarken buldum. Bu noktaya nasıl gelmiştik anlamadım.

Kendimi dışarı attığım gibi bağıra çağıra bir taksi durdurdum.

Nefes nefeseydim.

“Dostum yarın Yeşilköy’e gideceğim, ama şimdi beni acilen bir Kadıköy’e at da bir şöförlüğünü görelim. Beğenirsem yarınki havalimanı transferim senin.”

Sonu kısılarak biten tövbe estağfurullah’lardan çekti. Uzanıp kapıyı çekti, yine yolda tek başıma kalakaldım, arkasından bağırdım.

Sonra kriz-mriz ağlıyorsunuz! Siz de iş yapmayı hiç bilmiyorsunuz!

——

Ben genç denebilecek bir mimarlık ofisi sahibiyim ve paylaşabileceğim nacizane bir-iki tecrübem var.

Kendi ofisimizi ilk açtığımız dönemlerde biz de bedelsiz proje çalışmaları yaptık ve istisnasız hepsinden pişmanlıkla çıktık.

Bu sebepten son iki yıldır sayısız toplantıdan teşekkür ederek ayrıldık ve bu tip taleplerle karşılaştığımızda teşekkür etmeye devam ediyoruz.

Bugün Twitter’dan seslendim, şimdi buradan paylaşıyorum.

 

 

Çünkü Ömer Selçuk Baz’ın zamanında söylediği gibi;

 

Bunu düzeltmek için hem büro sahibi, hem çalışan tüm mimarlara görev düşüyor. Bu bir kısır döngü.

Siz mimarlar geç saatlere kadar karşılıksız mesai yapan ucuz iş gücü olduğunuzda, büro sahibi mimarlara piyasaya karşılıksız hizmet yapması için fırsat veriyorsunuz. Siz büro sahibi mimarlar da, bedelsiz proje yapan ofislerle rekabet edebilmek için çalışan mimarları birbirlerine kırdırıyorsunuz.

Aslında dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyorum.”

Geçtiğimiz günlerde Yayınladığımız

Bir Mimarın Hayallerinin Suya Düşmesi yazımızı Okumanızı Tavsiye ederiz.

http://www.forumcad.com/bir-mimarin-hayallerinin-suya-dusmesi.html

Sosyal Ağlarda Paylaş

{yasinoz}