Mezopotamya ve Pers Ülkesi Mimarisi

Mimari Dönemler yasinoz
sponsorlu reklam

Mezopotamya ve Pers Ülkesi Mimari Özellikleri

Mısırlılar Nil üzerinde şehirler kurarken bugünkü Irak’ta Dicle ve Fırat nehirlerinin arasındaki bölgede bir başka şehir uygarlığı gelişiyordu. Mezopotamya olarak bilinen bu bölgede Sümer kültürü gelişip yayıldı. Tarımı geliştirdiler, kil tabletlere kazılan yazılı bir dil buldular. Şehirleri esas olarak kerpiç yapılardan oluşuyordu. Islak kil ahşap kalıplarda biçimlendiriliyordu ve güneşte kurumaya bırakılıyordu. Daha sonra, Sümerler tuğlaları fırınlarda pişirmeye başlayınca, daha sert ve daha dayanıklı yapı malzemeleri ortaya çıktı. Parlak renkler elde etmek için tuğlaya pigmetli sırlar eklendi.

Yapı Tarihi;

  • Sümerler, günümüzde Irak’a ait olan topraklarda şehirler kurdu, basamaklı ziguratlar inşa etti.
  • Kerpiç geniş çaplı olarak kullanıldı.
  • Asurlar Sümer üsluplarını devraldı.
  • Kral II. Nebukadnezzar Babil’i yeniden inşa etti.
  • Kral Dariıs (Dara), Persepolis’i kurdu
  • Kanatlı Boağa Giriş Kapısı (M.Ö. 721- M.Ö. 705) Khorbasabad’da bulundu.

Mezopotamya şehirlerine zigurat adı verilen basamaklı piramitler damgalarını vuruyordu. Mısır piramitlerinin tersine ziguratlar mezar olarak değil, cennete ulaşan insan yapımı dağlar olarak inşa ediliyordu. Sümer tanrıları doğudaki uzak, büyük dağlarla ilişkilendiriliyordu ve ziguratlar insanları fiziksel ve simgesel olarak tanırlara daja çok yaklaştıran bu dağlara benzeyecek biçimde şekillendiriliyordu. Ziguratın tepesindeki küçük bir tapınak şehrin koruyucu tanrısının evi olarak düşünülmüştü. Sümerlerin dinsel inançları ve mimari üslupları bölgedeki ötesi halklar tarafından da benimsendi. Kral Hammurabi kutsal Babil şehrini kurduğunda buraya bir zigurat yaptırdı. Asurlular aynı şeyi Khorsabad ve Ninova’da yaptı. Aynı zamanda Sümerlerin rahip kral sistemini de devraldılar, rahip-kralları barındıracak görkemli saraylar inşa ettiler. Persler, Mezopotamya’yı M.Ö. 539’da fethettiklerinde kraliyet şehri Persepolis’i bugünkü İran’ı kurdular. Persepolis, Babil ve Ninova gibi büyük şehirlerin etkili mimarisinin esinini taşıyordu.

Ninova, Rekonstrüksiyon (M.Ö. 705-681 Musur yakınları)

Ninova’nın Asur’un başkenti olarak kısa ama parlak bir saltanat dönemi vardır. Kral, Sennaşerib M.Ö.705’te başlayarak şehri yeniden inşa etti. Sokakları genişletti ve dünyanın sukemeri sistemiyle sulanan bahçeler oluşturdu. Sennaşerib’in 12.280 metrekarelik sarayı sınırlı tuğla kaplama ve anıtsal bronz heykellerle süslenmişti.

Nergal Kapısı, Nineveh (M.Ö. 700, Irak)

Kral Sennarşerin, Ninova’yı saran 12 km uzunluğundaki tuğlar surları inşa ettirdi. Her biri bir Asur tanırısının adını taşıyan on beş adet  yüksek kapı şehre açılıyordu. Nergal Kapısı’nın iki yanına insan başlı kanatlı boğalar yerleştirilmişti ve olasılıkla bir tören girişi olarak kullanılıyordu. Surlarına karşın Ninova M.Ö. 612’de işgal edilip yıkıldı.

II.Artaxerxes’in Kaya Mezarı (M.Ö. 358-353 Persepolis)

Persepolis, imparatorlukları Mezopotamya ve Mısır’a ulaşan Akhamenid hanedanlığının vatanıydı. Batıdaki alçak düzlüklerde yaşayan Mezopotamyalıların tersine Persler dağlarla çevrili bir çoğrafyada yaşıyordu ve büyük miktarlarda taş elde etme şansları vardı. Onlar da Mısırlılar gibi yetkin taş ustalarıydı. Persepolis’teki kralıık konutunun kendisi Rahmat Dağı’nın içine oyulmuş bir terasa inşa edilmişti. Saray yapılarınd kabartma heykellerin oyulduğu taş sütunlar ve merdivenler bulunuyordu. Üç Akhamenid kralın mezerları Persepolis’in üzerindeki tepelere oyulmuştu. II.Artaxerxes’in mezarı Persepolis’in kurucusu Kral Darius’ın yakındaki mezarı örnek alınarak yapılmıştı. Kayanın yüzü bir bina cephesini anımsatacak biçimde oyulmuştur. Açıklığı çevreleyen kiriş ve sütunların Persepolis’teki sarayın girişini betimlediğine inanılır. İçeride, kralın taş sarkofajının bulunduğu küçük bir oda vardı.

Mısır Mimarisi hakkında bilgi almak için aşağıdaki bağlantıyı inceleyebilirsiniz.

Genç ve Orta Mısır Mimarisi

Sosyal Ağlarda Paylaş

{yasinoz}