Mimaride Payanda Nedir

Mimar Çizimleri yasinoz
sponsorlu reklam

Mimaride Payanda Nedir ?

Payanda duvarla ilgili temel bir problemi çözer –belli bir yükseklikteki duvar kendi yükünün altında ya da çatıdan veya kemerden aldığı yükten dolayı yıkabilir. Payanda bunu önlemek amacıyla duvara iliştirilen taş, tuğla ya da beton gibi herhangi bir malzeme kütlesidir. Payandalar dünyanın her yerindeki kent duvarlarında ya da şatolarda –ve özellikle Avrupa’da 11. Yüzyıl Norman (Romanesk) kiliseleri ve şatolarında- bulunur.

Bir duvarın cephesine bir dizi halinde ya da iki duvarın buluşmasıyla oluşan köşelere iliştirilebilir. Payandalar ilk olarak sürekli ya da kademeli (kaidesinde daha geniş, tepede daha ince olarak) sütun halinde ortaya çıkarlar. Uçan payandalar –duvardan ayrık halde ama duvara bir kemerle tutturulmuş- Romanesk dönemin sonlarında ve Gotik dönemin başlarında ortaya çıkan önemli bir yeniliktir. Daha büyük dikey etki elde etmek amacıyla, uçan payandalar çoğu kez pinakolo (çatı kuleciği) denilen –kemerin üstüne eklenen- ağır bir yükle takkelenir. Gotik mimari , kısmen, uçan payandanın gittikçe çoğalan görsel ve cüretkar kullanımı ile pinakolo bezemesinin tarihidir.

“Payandanın, estetik çekiciliğini borçlu olduğu olgu, mimarinin yapısal kuvvetlerini dışa vurmasıdır.”

Özet Olarak Mimaride Payanda;

Payanda, duvardan taşıyıcı bir çatı ya da kemerden gelen yanal kuvvetlere direnen yapısal bir duvar ögesidir. Payandalar, duvarın iki ana niteliğe göre ayrılmasında önemli bir yere sahiptir. Bir destek görevi gören duvar (bir şeyi kaldıran) ile bir perde işlevi gören (özel mekan yaratmak) duvar. Taş perdenin yerine cam perdeyi koymak isteyen Gotik mimari, bir destek olarak uçan payandaya tamamen bağımlıdır. Modern mimaride betonarme ve çelik taşıyıcıların kullanımıyla payandalar gereksiz hale gelmişledir.

Kaynak: Yazımız 30 Saniyede Mimarlık Kitabından Alıntı Yapılarak Hazırlanmıştır.

Mimari Çizim

Sosyal Ağlarda Paylaş

{yasinoz}