Yap da Bir Görelim Mimarlığı

Söyleşiler yasinoz
sponsorlu reklam

Yap da Bir Görelim

Etrafınızda bir mimar varsa onu deli etmenin ve hatta güzel anlamlı küfürler duymanızın çok basit bir yolu var. Projem var ama  “Yap da Bir Görelim”  dersiniz ona yetecektir zaten.

Bu yazının sonu yine bizim çok çalışkan Odamıza dokunacak gibi geliyor ama hayırlısı bakalım.

Ülkemizin en saygın en nadide en karizmatik ve başına daha bir çok en koyabileceğimiz meslek gruplarından olan mimarlık aslında kişiliği, meslek etikleri ve para kazanma derdi olan insanların sıkıştığı bir meslek grubudur.

Bir ustaya gidersiniz yaptırmak istediğiniz bir şeyi yaptırır ödemesini geçersiniz hatta ilk başta sizden avans almadan işe bile başlamaz.

Bir müteahhit gidersiniz yaptırmak istediğiniz binaya ait projeleri verirsiniz ve ödemeleri çatır çatır yaparsınız.

Bir doktora gidersiniz oram buram ağırıyor dersiniz teşhis etmeden önce ödemeyi yaparsınız. Doktor teşhis ederse iyileşirsiniz. Hatta doktor size teşhisi koyar ama içiniz rahat etmez başka doktora gidersiniz ona da para verirsiniz oda size bir teşhis koyar ve başlarsınız tedaviye.

Herkese ödemesi anında yapılıyor iken neden Mimarların ödemesi “Yap da Bir Görelim” şeklinde işliyor. Biz bilmeden böyle bir ödeme yöntemi mi çıktı acaba.

Yıllarca bir çok paranın esiri olmuş mimarlık ofislerinde çalışarak hayatınızı mesleğiniz için tecrübe kazanmaya adadınız ve bu dönemler aldığınız karşılık sadece komik maaşlar ve Asgari ücretten yatan maaşlarınız olmuştur. Hatta çok başarılıysanız çalıştığınız mimarlık ofisine bir kimlik bile kazandırmış olabilirsiniz.

Yıllar sonra kendi mimarlık ofisinizi açmak istediğinizde. Meslek odanızdan zaten bu iş ile ilgili en ufak bir destek bulamazsınız. Onlar sadece yıllık aidatlarını alırlar arada birde yemek düzenlerler o kadar. Size hizmet olarak çok bir şey vermezler. Verdikleri hizmetlerin karşılığında da diğer meslek gruplarının aldığı paraların katını sizden alırlar. Meslek grubumuz havalı ya odamızda havalı olması lazım. Rahat edemiyorlar.

Uzatmadan ofisinizi açtınız başladınız iş koşturmaya. Her iş görüşmesinde sanki bütün müşterileriniz bir toplantı yapmış ve “Yap da Bir Görelim” kararı almış gibi geliyor size. Hangi iş görüşmesine gitseniz proje konuşmaları bittikten sonra ödeme kısmına gelince “Yap da Bir görelim” İçinizden tabi neler geçiyor tahmin bile edemezler.

Böyle devam eden 5-6 iş sonunda yaptığınız emeklerin karşılığını alamayınca, hatta emeklerinizi alan müşterileriniz ödeme yapmadan sizin konsept projelerinizi daha ucuz olması için başka mimarlara gösterirler ve

  • Bunun aynısı yap. Bana proje çizme maliyeti düşürelim biraz.

Durum böyle olunca her meslek grubunda olduğu gibi karaktersiz meslek arkadaşlarınız bu teklifi kabul eder ve sizin emeğiniz havaya gitmiştir.

Durum böyle olunca yıllar sonra meslekten nefret etmeye başlarsınız. Son zamanların gereksiz geyiği olan “Kahve Dükkanı” açma fikrine kapılabilirsiniz.

Mimarlık mesleği belki çok havalı ve karizma bir meslek grubu gözüküyor olabilir ama emin olun en zor meslek gruplarından birisidir.

NOT: Her mimar 5-7 sene tecrübe kazandıktan sonra ofis açacak diye bir kural hiçbir yerde yok arkadaşlar. Her zaman kendi ofisim hayalleri ile mesleğinizden soğumayınız. 5-7 sene sonra çalıştığınız yerden memnun değilseniz Mimarlık Mesleğinden zevk alacak kaliteli ofislerde kariyer elde etmeyi de düşünebilirsiniz.

Yazan: Yasin Özçelik / İç Mimar

Sosyal Ağlarda Paylaş

{yasinoz}

Bir Cevap Yazın