KPMG az önce yayımladı. 375 inşaat şirketi yöneticisiyle yapılan küresel araştırmanın sonuçları Türkiye için de çok şey söylüyor.
Bir cümleyle özetlemek gerekirse: Sektör iyimser ama ürkek.
İyimserlik artıyor, risk alma isteği azalıyor. Büyüme bekleniyor ama kimse öne çıkmak istemiyor. KPMG buna "ilerleme paradoksu" diyor. Biz ise buna Türkiye'nin inşaat sektörünün tam portresi diyoruz.
Araştırma Ne Diyor? Rakamlarla Bak
KPMG'nin Küresel İnşaat Araştırması 2026, dünya genelinde 375 üst düzey yöneticiyle yapıldı. Sonuçlar hem global hem Türkiye için ayrı ayrı değerlendirildi.
| Gösterge | Sonuç |
|---|---|
| Sektörde iyimserlik oranı | %71 (2023'te %66'dan yükseldi) |
| Riskten kaçınan yönetici oranı | %75 |
| Dönüşüme yetişemeyeceğinden korkan | %53 |
| İş gücünü öncelik olarak gören | %76 |
| Teknolojiyi kritik bulan | %68 |
| Yeni teslimat modellerini kritik bulan | %61 |
İlk bakışta çelişkili görünüyor. İyimserlik artmış ama riskten kaçınma da artmış. Nasıl hem iyimser hem ürkek olunur?
Aslında çok mantıklı. Yöneticiler sektörün büyüyeceğini görüyor — ama o büyümeden pay kapmak için hareket etmeye cesaret edemiyor. Fırsatı görüyor, hamlesi yok.
Türkiye'nin Durumu: Güçlü Ama Temkinli
Araştırmada Türkiye için dikkat çeken iki veri var.
Güçlü Taraf: Dünyada 2. Sıraya
ENR Dergisi'nin "Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi 2025" listesinde Türkiye, 6 yeni katılımcıyla birlikte toplam 45 firma ile temsil ediliyor. Çin'in ardından ikinci sırada.
Bu küçük bir başarı değil. Türk müteahhitler dünyada ikinci en büyük uluslararası varlığa sahip. Afrika'dan Orta Asya'ya, Körfez'den Avrupa'ya proje yapıyor.
Zayıf Taraf: İçeride Sıkışmış
Ama yurt içinde tablo farklı. Türk yöneticilerin önümüzdeki 12 aya bakışı "orta derecede olumlu" — ne büyük iyimserlik ne de karamsarlık. İki temel endişe öne çıkıyor:
- Küresel büyümedeki yavaşlama — dış projelerde rekabet artıyor
- Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler — Türk müteahhitlerin en büyük pazarlarından biri risk altında
İlerleme Paradoksu: Neden Herkes Ürkek?
KPMG'nin "risk deltası" kavramı çok önemli. Şöyle tanımlanıyor: Sektördeki riskler hızla artarken, bu riskleri üstlenme isteği aynı hızda azalıyor.
Bu neden tehlikeli?
Çünkü inşaat sektörü durağan kalamaz. Her gün maliyet artıyor, teknoloji değişiyor, rekabet yoğunlaşıyor. Hareketsiz kalmak aslında geri gitmek demek. Riskten kaçınmak kısa vadede güvenli hissettiriyor ama uzun vadede şirketi savunmasız bırakıyor.
KPMG'nin tespiti net: Operasyonel dönüşüm artık "olup olmayacak" sorusu değil, "ne kadar hızlı olacak" sorusu. Buna rağmen yöneticilerin %53'ü bu dönüşüme yetişemeyeceğinden korkuyor.
Büyümenin Geleceği Nereden?
Araştırmaya göre önümüzdeki 12 ayda büyümeye en fazla katkı sağlayacak üç alan şunlar:
- Su ve kamu hizmetleri — altyapı yatırımları ivme kazanıyor
- Yeşil enerji üretimi — güneş, rüzgar, hidrojen projeleri hızlanıyor
- Altyapı — yol, köprü, havalimanı, liman projeleri devam ediyor
Konut bu listede yok. Geleneksel konut inşaatı büyüme motoru olmaktan çıkıyor, altyapı ve enerji öne geçiyor. Türkiye'deki büyük müteahhitler için önemli bir sinyal.
4 Stratejik Öncelik: Yöneticiler Ne Yapıyor?
Araştırma yöneticilerin 4 temel stratejik alana odaklandığını ortaya koyuyor:
| Öncelik | Oran | Ne Anlama Geliyor? |
|---|---|---|
| Operasyonel verimlilik ve kârlılık | %75 | Daha az kaynak, daha fazla üretim |
| Pazar genişlemesi ve müşteri odağı | %72 | Yeni pazarlar, hızlı yanıt |
| Teknoloji ve inovasyon | %61 | Dijitalleşme artık ertelenemez |
| Risk ve dayanıklılık yönetimi | %53 | Kırılgan tedarik zinciri, düzenleyici baskı |
Türkiye İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu araştırmayı Türkiye perspektifinden değerlendirdiğimizde 3 kritik çıkarım öne çıkıyor:
1. İş Gücü Sorunu Küresel Değil, Yapısal
Yöneticilerin %76'sı iş gücünü en büyük operasyonel öncelik olarak görüyor. Türkiye'de bu sorun daha da derin. Nitelikli inşaat işçisi azalıyor, gençler sektöre gelmiyor, mevcut usta nesil emekliye ayrılıyor. Önümüzdeki 10 yılda iş gücü açığı Türkiye inşaat sektörünün en büyük sorunu olacak.
2. Teknoloji Dönüşümünde Geç Kalınıyor
Küresel yöneticilerin %68'i teknolojiyi kritik buluyor. BIM, dijital ikizler, AI destekli proje yönetimi artık lüks değil zorunluluk. Türkiye'deki firmaların büyük çoğunluğu hâlâ Excel ile çalışıyor. Bu fark kapanmazsa Türk firmaları uluslararası ihalelerde dışlanmaya başlayacak.
3. Yeşil Enerji Fırsatı Değerlendirilmeli
Büyümenin yeşil enerjiden geleceği net. Türkiye'nin güneş ve rüzgar potansiyeli dünya ortalamasının çok üzerinde. Ama bu projeleri yapacak müteahhitler hazır mı? Teknik yetkinlik, sertifikasyon, ekipman — bunlar hızla geliştirilmeli.
Sonuç: İyimser Ol, Hareketsiz Kalma
KPMG araştırması sektöre net bir mesaj veriyor: Fırsatlar var ama bekleyenin değil hareket edenin.
Riskten kaçınmak anlaşılabilir. Ama risk almadan büyümek mümkün değil. İlerleme paradoksundan çıkmanın tek yolu operasyonel dönüşümü başlatmak — ne kadar geç kalınırsa o kadar pahalıya mal olacak.
Türkiye inşaat sektörü dünyada 2. sıradadır. Bu pozisyonu korumak için hem yurt içinde hem uluslararası alanda cesur hamleler gerekiyor.
Siz bu araştırmayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye gerçekten hazır mı? Yorumda yazın.
Projeniz İçin Maliyet Analizi Yapılsın mı?
15 yıllık deneyimle inşaat, tadilat ve iç mimarlık projeleriniz için gerçekçi maliyet analizi. İlk görüşme ücretsiz.